SORU SOR

CİNSEL BİLGİ DANIŞMANLIK HATTI: 0(224) 451 6551

Yatak odası hikayesi

Yatak odası hikayesi
Son Güncelleme: 30.11.2012 , Okunma: 5690
Utanç ve ayıp duygusu çiftlerin en önemli buluşma noktası olan yatak odasına girdiğinde cinsel yaşam yara alır. Cinsellik ve cinsel yaşam konuşulması en zor konulardan biridir.

Partnerler arasında cinsellik konuşulmamasının en önemli nedenlerinden birisi utanç  duygusudur. Yaşanan cinsellik esnasında yatak odasının ışığı kapatılır ve mümkünse yorganın altında deneyimlenmek istenir. Çiftlerden birisinin veya her ikisinin de isteği bu yönde olabileceği gibi çiftlerden birisinin itirazına rağmen bu durum değişmeyebilir. Ayıp ve utanç hisseden bireyler yatak odasında çekimser ve hazlarına doyum bulamamış bir şekilde cinsel eylemini sonuçlandırırlar. Kadının cinsel arzusunu belirtmekten veya ortaya koymaktan çekindiği birlikteliklerde de utanç ve ayıplanma korkusu yatar. Geleneksel yaşamı ağırlıklı olarak benimseyen yaşam biçimlerinde kadın, cinsel arzulu ve cinsel taleplerde bulunmaktan kendini alıkoyar. Kadının Beklentisi cinsel eylemi başlatanın daha çok erkek olması yönündedir. Kadının ayıplanma ve küçük düşme kaygıları bunda rol oynayabilir.

Kadın ile erkeğin bir birlerini kırmamak için duygularını ve isteklerini anlatmadığı durumlar da yine buna örneklenebilir. Bir yatak odası hikayesi şöyle gelişir;

Eşimle 20 yıldır tanışıyoruz ve 15 senelik de evliyiz. Önceleri cinsel yaşamımız normaldi denilebilir. Zamanla ben işimden ayrılıp çocuklarıma bakmaya başladım. Eşim de işlerinde başarılı olmak ve bizim hayat standardımızı yükseltmek için daha çok çalışmaya başladı. Zamanla çocukların bakımıyla çok ilgilenen ben, eşimi de akşamları çok yorgun gördükçe dileklerimi dile getirmedim. O bizim için çalışıyordu ve onu daha çok yormamak istemiştim. Zaten benim için çocuklarım ve onların sağlığı eşim ve onun sağlığı her şeyden önemli diye düşünüyordum.

Ben bu hayata alıştım ama son birkaç yıldır eşim zaman zaman bana mutlu olmadığını söyleyip durdu. Ben de onu anlamaya çalıştım, tatile gitmeyi ve daha çok dinlenmesi gerektiğini söyledim. En son benimle konuştuğunda bundan iki ay önce başka kadınlarla seviştiğini ve artık evden ayrılmak istediğini söyledi. Benim için bu bir şoktu. Şimdi boşanmayı konuşuyoruz. Ona neden diye sordum ?

Eşim bana bu durumu  “ Benim sürekli evde çocuklarıyla ilgilenen bir hizmetçi gibi davrandığımı, estetik olarak kendime özen göstermediğimi, cinsel yaşamımızın çok yetersiz ve zayıf olduğu şeklinde “ açıkladı.

Neden bunları açıkça konuşamamıştık ki ? Eşim beni kırmak istemediğini, beni çok yorgun ve bitmiş bir vaziyette gördüğünü, bana kıyamadığını söyledi. Oysa ben de tam bu nedenle eşimle olan cinselliği istememe rağmen  onu kırmak  istemediğim için, ona üzüldüğüm için talepte  bulunmamıştım !

Danışanın da anlattığı gibi açıkça cinselliği konuşmak, oluşabilecek birçok olumsuzluğun  henüz oluşmadan önüne geçmiş olacaktır.  Kimi zaman ayıp, günah ve utanç duygularıyla çiftler bir birlerine karşı açık ve şeffaf davranmazlar. Kimi zaman çiftler bir birlerini kırmamak için cinsel beklentilerini belirtmezler.

Cinselliğin ayıplandığı ve yasaklandığı, cinselliğin konuşulmasının utanç duygusu yarattığı yaşam biçimlerinde sağlıklı ve haz veren cinsel yaşam yaşanmaz. Bunun için olması gereken her zaman açık yüreklilikle konuşabilmektir. Açıklıkla bir birleriyle konuşan çiftlerin isteklerini ve hoşlantılarını belirtmesi cinselliğin en önemli adımıdır. Daha da doğrusu cinselliğin abc si denilebilir.

Sağlıklı cinsel yaşam ve sağlıklı seks yaşamı için partnerlerin bir birlerine karşı eleştirel yaklaşımdan uzak ve sevgiyle yapıldığında doyumlu olacaktır. 

Diğer Cinsel Sağlık Makaleleri

Kullanım Koşulları ve Yasal Uyarı

© 2020 Tüm Hakları Saklıdır Bursa Cinsel Terapi, Vajinismus, Erken Boşalma, Cinsel Terapi, Cinsel İsteksizlik. Site: 3 Ünlem Tasarım